kafekeşfi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kafekeşfi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2016 Perşembe

EMİNÖNÜ'NÜN SANAT KAHVESİ MİM KAHVE



Merhabalar,

Bu hafta Eminönü'nün arka sokaklarındaki eski hanlarından birinde bulunan MİM KAHVE'yi keşfe gittim. Bu keşif benim için oldukça değişik bir deneyim oldu. MİM KAHVE diğer gittiğim kafeler gibi cadde üstünde veya mahallede değildi. Eminönü'nün o hengama kalabalığının içinde bir kafeydi burası. Ama içeri girdiğimde ikinci şaşkınlığımı yaşadım. O kalabalık ve gürültüden eser yoktu. Resmen huzurun ve sakinliğin içine düştüğümü hissettim.

5 katlı bir sanat kahvesi burası, Instagram'da çoğu kez fotoğrafları ile karşılaşmışsınızdır. Gerçekten fotoğraf çekmek için harika bir mekan. İçeride kitaplardan daktiloya, duvardaki harika çizimlerden tablolara kadar bir çok obje var. Terasına çıkınca da bir yanınızda Galata Kulesi, diğer yanınızda Eminönü manzarası sizi büyülüyor. Bir kez daha İstanbul'a hayran kalıyor insan.

Mönüsüne gelince hem yemek çeşitleri hemde içecekler mevcut. Ama ben bu tarz kafelere gidince çay veya kahve yanında ufak tatlılar yemeği seviyorum. Bu bana kahve, kitap, kurabiye üçlüsünün tadını veriyor.

Sadece tatlıları açısından kafeyi eksik buldum. Bence bu kafeye havuçlu tarçınlı kek ve ufak atıştırmalık kurabiyeler çok yakışır. Fiyatlarına gelince böyle güzel objelerle dekore edilmiş  ve harika İstanbul manzarası olan bir kafe için fiyatları çok uygun.

Unutmadan Cuma günleri Cuma namazı saatinde kafe kapalı.

Başka bir kafe keşfinde görüşürüz...

Sevgiyle kalın...








ADRES: Demirtaş Mah. Deveoğlu Sok. NO:10 Eminönü

TEL: 0212 511 88 56
Devamın Oku »

29 Şubat 2016 Pazartesi

SİHİRLİ SPATULA' NIN MASALSI DÜNYASI


Herkese Merhaba,

Yeni ayın ilk kafe keşfiyle karşınızdayım :)

Bu hafta, popüler semtlerden çıkıp Acıbadem'deki Sihirli Spatula adlı mekanı ziyarete gittim. Bu kafeye keşfe giderken oğlumu da yanıma götürdüm. Çünkü fotoğraflardan da anlayacağınız gibi çocukların çok dikkatini çekecek ve hayal dünyalarını geliştirecek bir yer. Aynı zamanda tatlıları da bir hayli dikkat çekici.

Acıbadem'de dikkat çeken mekanlardan biri olan Sihirli Spatula, özellikle dekoru ve tatlılarıyla insanları adeta içeri çağırıyor. Burada bir çok pasta, cheesecake, macaron, çikolata çeşitlerinin yanı sıra kahvaltı, pastane hamur işleri ve yemek bulabilirsiniz. Çevrede çalışan bir çok kişi öğle yemeğinde burayı tercih ediyor. İsterseniz hayal ettiğiniz her türlü pastayı ve cupacakeleri özel günleriniz için hazırlıyorlar. Ben oğlumla beraber çilekli chessecake tatma fırsatı buldum. Bir çok kafeden farklı olarak burada cheesecake' in üstüne çilekli sosun yanında, bölünmemiş bütün halde çilekler koymuşlardı. Buda yerken büyük bir zevk veriyordu.

Mekan iç ve dış olarak ikiye ayrılıyor. Daha çok pembe ve yeşil tonlarda dekore edilmiş. İçeride ki dekorasyonda bol bol porselen, renkli tabaklar, fincanlar ve tablolar kullanılmış. Dışarısı pembe üstüne beyaz ferforje masa sandalyelerle masalsı bir hava yaratılmış.

Herkese mutlu, sağlıklı geçireceği bir ay diliyorum.

Başka bir kafe keşfinde görüşmek dileğiyle








ADRES: Acıbadem Caddesi. No:200
TEL: 0216 428 38 28
Devamın Oku »

22 Şubat 2016 Pazartesi

YELDEĞİRMENİ MAHALLESİNİN YENİ YÜZÜ RUCİO



Şubat ayının son haftasından herkese Merhaba,

İşlerimin yoğunluğundan iki haftadır kafe keşfetmeyi bırakın, fotoğraf bile çekememiştim. Geçtiğimiz pazar günü, havanın güneşli olmasını fırsat bilip sevdiğim semtlerden biri olan Kadıköy'e kendimi adeta attım diyebilirim. Her zaman Moda'da kafe keşfi yapardım ama bu sefer Kadıköy'de son zamanlarda gelişmekte olan Yeldeğirmeni Mahallesi'nin sokaklarını gezip keşfe çıktım. İşte bu yolculukta gördüğüm RUCIO'yu tanıtacağım size.

Yeldeğirmeni'ndeki Rucio, Kasım ayından beri faaliyet gösteriyor. Kısa süre önce açılmış olmasına rağmen bu mahalledeki favori mekanlar arasında yerini çoktan almış bile.

İç tasarımın kırmızı ağırlıkta olması ve var ola çiniler, hemen dikkatleri üzerine çeken bir mekan olmasını sağlıyor.

Yemeğe davetli olduğumuz için çay ve Türk kahvesi  içtik ama kafede ev yapımı ürünlerden oluşan kahvaltı, kurabiye çeşitleri, havuçlu kek ve tiramisu en öne çıkanlar arasında.

Rucio gerçekten çok huzurlu. Bazı mekanlar vardır, burası benim köşem dediğiniz. İşte Rucio'da böle köşeler mevcut. Bu köşelerde isterseniz kafedeki Kafa dergilerini veya evden getirdiğiniz kitabınızı keyifle okuyabilirsiniz. Ve kitap ayracınız da Rucio'dan size hatıra :)

Çayımızı kahvemizi yudumlarken yan masadaki ailenin oldukça tatlı ve 2 yaşında olan oğullarının fotoğrafını da çekmeye başladık. Anne baba olunca her yerde çocuklar dikkatimizi çeker oldu. Ufaklıkta pek şirin olunca kendini çok sevdirdi. Sonrasında aileyle sohbet etmeye başladık ve bir anda o kadar çok ortak noktamız çıktı ki, çayımı alıp yan masaya geçtim. İşte böyle ufak, sıcak kafeleri bu yüzden de çok seviyorum. Yeni insanlarla tanışıp rahatça sohbet edebiliyorsunuz.

Bir de deyinmeden geçmek istemiyorum. Kafenin sahibi Yeldeğirmeni Mahallesi'nde doğmuş ve büyümüş. Sahibinin 30'lu yaşlarda böyle güzel, huzur veren ve rağbet gören bir yeri işletiyor olması ve ayrıca bir kadın olması beni hem çok gurulandırdı hem de mutlu etti.

Başka bir kafe keşfinde görüşmek üzere,

Mutlu, huzurlu günler...









ADRES: Duatepe Sk. No:10/A Yeldeğirmeni/KADIKÖY

TEL: 0216 550 20 15
Devamın Oku »

5 Şubat 2016 Cuma

KAYSERİ HATIRASI KUZİNE CAFE




Kapadokya’dan merhaba…

Bugün iş için Kayseri’ye geldim. Buralara kadar gelmişken Instagram'da daha önce gördüğüm KUZİNE CAFE'yi keşfetmeden gitmek istemedim.
Böyle huzurlu, yeni, gençlere hitap eden cafeleri İstanbul dışında yerlerde görmek beni çok mutlu ediyor. Çünkü franchising cafelerde zaman geçireceklerine, böyle ruhu olan, samimi cafelerde zaman geçirmek, oradaki insanlarla sohbet etmek çok daha keyifli diye düşünüyorum.

Gelelim Kuzine Cafe'ye. Adından da anlayacağınız gibi içeride kuzine bir soba var. 15 yıldan fazladır soba görmeyen biri olarak bu, benim için bu mekandaki en önemli ayrıntıydı ve gördüğümde ne kadar özlediğimi anladım. Cafenin sahipleri tarafından oldukça güler yüzle karşılandım ve hemen sobanın kenarındaki masaya yönlendirildim. Sobanın sıcaklığında sohbet ederken hemen Türk kahvem geldi. Cafenin işletmecilerinin kızı Merve ile sohbet ederken kahvemin nasıl bittiğini anlamadım bile. Kahvem bitince Merve bana fal bakmak istedi. Falıma bakarken annesi de sobada bize kestane pişirmeye başladı. Sobanın sıcaklığı, kestanelerin çıtırtısı ve kokusu, Merve’nin baktığı kahve falı ve muhabbeti beni çok mutlu etti. Tam bir Anadolu misafirperverliği yaşattılar bana.

Cafede gençler, özellikle de üniversite öğrencileri doğum günü kutlamaları yapıyorlar. İsteğe bağlı olarak sabah kahvaltısı da hazırlayabiliyorlar. Ama en güzeli sobanın üzerindeki mavi çaydanlıkta kaynayan çayı yudumlamak ve bununla beraber kestane yemekti.

Cafede bir kaç fotoğraf çektim. Burası mavi, sarı ve pembe renklerden oluşuyor. Biraz daha dekore edilmesi gerekli olsa da bu haliyle de oldukça güzel. 

Kayseri’de öğrenciyseniz, bu şehirde yaşıyorsanız veya benim gibi bir şekilde buraya yolunuz düşmüşse mutlaka bu cafeye uğramalısınız.
Bu arada Kayseri iş gezimi Kapadokya ile birleştirdim. Avanos’taki mağara otelinde loş ışığın ve sessizliğin eşliğinde bloğuma yazımı yazıyorum. Yarın buraları da bol bol fotoğraflayıp sizlerle Instagram'da paylaşacağım.

Belki başka bir şehirde, başka bir cafe keşfinde görüşmek üzere,
Sevgiyle kalın…




Devamın Oku »

3 Şubat 2016 Çarşamba

AVRUPA HAVASI BREW COFFEE WORKS




Haftanın tam ortası Çarşamba'dan MERHABA,

     Bu hafta sizlere Eminönü'nde bulunan BREW COFFEE WORKS'ten bahsetmek istiyorum. Bu cafeyi 2 yıl önce öğrenmiştim. Eminönü'ne gittiğimde pek çok kez önünden geçmişimdir. Ama oğlum Yiğit ufak olduğundan ve genellikle acil işlerimi bitirip eve dönmek zorunda kaldığımdan hep önünden geçmekle yetiniyordum. Geçen hafta Yiğit'in okulda olmasını fırsat bilip Brew Coffee Works'ü keşfe gittim ve bu deneyimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Cafeye ilk girdiğinizde yüksek tavanı, duvardaki eski tabloları ve modern Avrupayi çizgiler taşıyan dekoru eminim dikkatinizi çekecektir. Bir de tabi ki o tatlı maviş rengi. 

Eminönü, İstanbul'un en çok turist bulunan bölgelerinden biri olduğu için cafede çok fazla turiste rastlayabilirsiniz. Çünkü dediğim gibi, bu cafede oturunca kendinizi Avrupa'da bir cafede oturuyormuş gibi hissediyorsunuz. Özellikle dışarıda oturduğunuzda yüzlerce kişinin gidip gelişini, koşuşturmacasını izleyebilirsiniz. Ben şahsen içeride oturmayı daha çok sevdim. Daha sessiz ve ferah oluşu yanı sıra klasik müzik çalıyor olması beni daha çok cezbetti.

Mönüsüne gelince, burada istediğiniz bir çok kahve çeşidini bulabilirsiniz. Tatlı çeşitleri de bir hayli fazla, sabah saatlerinde kahvaltıda edebilirsiniz. Birde çayın ve kahvenin yanında ikram ettikleri kurabiyelere bayıldım...

Başka bir cafe keşfinde görüşmek üzere,,,

Sevgiyle kalın...





ADRES: Hobyar Mah. Hamidiye Cad. No:16  Zemin kat No:4

EMİNÖNÜ/İSTANBUL

Devamın Oku »

29 Ocak 2016 Cuma

BURAM BURAM NAFTALİN KOKAN FAHRİYE CAFE





Sakin bir Cuma gününden Merhaba...

Bu gün bazı özel işlerim için Kadıköy'e yolum düştü. Bir saat kadar aram olunca hemen uzun zamandır keşfetmek istediğim Fahriye cafe'ye gittim.

Fahriye cafe, dışarıdan duruşuyla ve daha önce gördüğüm fotoğrafları itibariyle tamda hayal ettiğim gibidir. İçerideki tüm eşyalar antika. 70'ler, 80'ler ve 90'lara ait bir çok eşya, kitap ve resim bulabilirsiniz. Ama en çok 70'lere ait parçalar var.Tek tek tüm eşyalara ve kitaplara dokundum, hatta bazı kitapları kokladım. 70'lerdeki insanlar mı şanslıydı yoksa biz mi diye düşünmeden edemedim. Ve her zaman söylediğim şey; ne varsa eskilerde var cümlesini birkaç kere üst üste kullandım.

Cafenin sahibinden fincanda bir çay istedim ve cam kenarındaki kek çeşitlerine bakmaya başladım. Kakaolu, tarçınlı, cevizli, portakallı, yaban mersinli kek ve ıslak çikolatalı kek vardı. Yaban mersinini çok sevdiğimden ve ilk defa yaban mersinli kek gördüğümden tercihimi bundan yana kullandım. Hemen kapının sağında, cam kenarındaki masa dikkatimi çekti. Çünkü o masa beni çok eskilere götürdü. Kurtuluş'ta tahta 3 katlı evi olan anneannemin ve dedemin sofusundaki masanın aynısıydı. O masada hep beraber toplanıp yemekler yer, annem ve teyzemler ile sohbet ederken bende ağabeylerimle oynar, birbirimizi masanın etrafında kovalardık.

Bu hayallere dalmış camdan bakarken, bir yandan da sıcak çayımı yudumlayıp kekimi yemeye devam ettim. Kekin tadı bile eskiden teyzemin kısır ve kek günü yaptığının kekin aynısıydı. Ne sevinirdik o kek ve kısır günlerinde. Çünkü kek daha ziyade özel günlerde yapılırdı, her zaman yenmezdi. Şimdi ise her dakika istediğimizde yapabiliyor yada satın alabiliyoruz. Belkide özel olduğu için eskiden bir kek bizi mutlu edebiliyordu.

Cafenin sahibiyle kısa bir sohbet ettim. Kendi biriktirdikleri ve antikacıdan topladıkları eşyalarla bu cafeyi açmışlar. Kendisine buranın ev ortamı hissi yarattığını söyledim. O da pek çok kişinin böle söylediğinden bahsetti. Biraz eskilerden ve eşyalardan sohbet ettik. Çok güler yüzlü, sıcak biriydi cafenin sahibi.

Saatim kısıtlı olduğundan gitmek zorundaydım. Aslında hiç ayrılmak istemedim. Hani bazı yerler vardır, üç gün orada kalsanız hiç canınız sıkılmaz, hiç dönmek istemezsiniz. İşte Fahriye cafe tamda bende böyle bir  his yarattı.

Cafeden ayrılırken 80'ler 90'ları yaşayabildiğim için şükrettim. Ve içimden o yıllarda o anneannemin ve dedemin tahta evinde mutlu hatıralar yaşatan teyzelerime, dayıma, anneme,babama, ağabeylerime, anneanneme ve dedeme sonsuz teşekkür ettim. Eski yıllara ait içimdeki sıcak duygularla ve yüzümdeki mutlu gülümsemeyle yoluma koyuldum.

Gerçekten o yılları özleyen, tekrar hatırlamak isteyenlerin veya o yılları hiç görmemiş gençlerin o yıllara ait eşyaları görüp tanıyıp, öğrenmesi için Fahriye cafeye gitmesini tavsiye ederim. Hem de şiddetle... 

Başka bir cafe keşfinde görüşmek dileğiyle,

Mutlu kalın...












ADRES : Moda Caddesi Leylek Sokak No:3A MODA/KADIKÖY
Devamın Oku »

24 Ocak 2016 Pazar

Çikolata Dünyası '' Rumeli Çikolatacısı ''



Herkese merhabalar…

İstanbul’un hava koşulları ve ailecek geçirdiğimiz uzun ve zor bir hastalık dönemi yüzünden blogta bir türlü cafe keşfi yazıma yer veremedim. Bu dönemde anladım ki fotoğraf çekmek, cafe keşfedip sizlerle bunu paylaşmak benim bir parçam olmuş artık. Ne büyük eksiklikmiş hayatımda diye düşündürdü beni.

Bu hafta sonu hava yine çok soğuk ve kar yağışlı olmasına rağmen şehir merkezinde annemlerde kalmayı fırsat bildik ve ulaşım olarak metroyu kullanabileceğimizden dolayı eşimle beraber Kadıköy’e Rumeli Çikolatacısı’ na gitmeye karar verdik. Bu havada sıcak çikolata içmek ve Bahariye Caddesi'nden gelip geçenleri izlemek süper bir fikirdi.

Son bir yıldır çikolata dükkanları çok moda olmaya başladı.En büyük öncülerinden biri de Rumeli Çikolatacısı. 48 yıllık bir hikayesi olsa da 2014 yılında ilk Rumeli Çikolatacısı açıldı. İlk şubeleri de İstanbul’un güzel semtlerinden Moda ve Acıbadem’de açıldı.

Biz eşimle Moda’daki şubeyi tercih ettik. Burası tarihi tasarımıyla, harika çikolata vitriniyle ve tabi ki sıcak çikolata kokusuyla bizi hemen büyülemeyi başardı. İçerideki sandalyelerin küçük olması biraz daha tarihi gözükmesi amacıyla. İsterseniz dışarıda dükkanın yan tarafındaki kapalı pasaj tarafında yüksek sandalyeler de bulunuyor. En çok hoşuma giden; cam kenarında otururken Bahariye Caddesi'nden gelip geçenleri izlemek ve tarihi moda tramvayının tarihi görünümüyle dükkanın önünden geçerken sıcak çikolatamı yudumlamak oldu. Oldukça keyifli ve huzur vericiydi.

Sıcak çikolata, taptaze bir çok çikolata çeşidi, Türk kahvesi, çay ve çikolatalı tatlılar bulabileceğiniz, küçük ama huzur veren ve tabi ki mutluluk hormonu salgılamanızı sağlayacak bir cafe  Rumeli Çikolatacısı.

Başka bir cafe keşfinde görüşmek dileği ile iyi Pazarlar…







Adres : Bahariye Cad. Moda / Kadıköy 

Tel : 0216 347 48 07

Devamın Oku »