kitap okumak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap okumak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ekim 2016 Perşembe

'' SEN GİTTİĞİNDEN BERİ''



Merhabalar,

Uzun zamandır sizlerle blogda buluşamadık. Bu akşam size kitap önerisi yazısı sunacağım.

Kitabın adı ''SEN GİTTİĞİNDEN BERİ'' 
Bu romanı kitapçıda  ilk gördüğümde kapağına bayıldım. Resmen kitabı yemek isteyebilirsiniz.

Kitabın kapağı mutluluk kaynağı olsa da içindeki hikaye biraz trajik. Romanda ki kahraman Holly Jefferson hayatının aşkıyla evleniyor trafik kazası sonucu çok sevdiği bu kişiyi kaybediyor. İşte her şey artık yeniden başlıyordu. Holly yeniden sevmeyi öğrenip, kalbinin kapılarını başkasına açabilecek mi kitabı okuduktan sonra bilgi sahibi olabileceksiniz.

Kitabı tavsiye ediyorum. Roman oldukça yalın bir dille yazılmış. Okurken beni sakinleştiren bir kitap oldu. Ayrıca her nefes almak istediğimde kitabın kapağına bakıp yeniden umutlandım. Kitap ayracı da bir o kadar harika diyebilirim. 

Başka bir posta görüşmek üzere,

Yazımı okuduğunuz için Teşekkürler,

Sevgiyle kalın...

Yayın Evi: YABANCI
Yazar : JACKIE COLLINS
Çeviren : SEMA KARAGÜL AVCIL
Devamın Oku »

29 Haziran 2016 Çarşamba

KELEPÇE


Merhabalar,

Bu hafta sizlere CANAN TAN'ın son kitabı KELEPÇEDEN bahsetmek istiyorum.

Kitap, parmaklıklar ardındaki kadınların hayatlarını anlatıyor. Bu kadınların en büyük özelliği kaderlerinin aynı olması. Bu kitabı okurken insanların hayatlarının üç beş saniyede nasıl değiştiğine tanık oluyorsunuz. Gerçekten pek çok hayat hikayesini ağlayarak okuduğum oldu. Aslında bir yandan da ders niteliğinde bir kitap. Çünkü '' bu benim başıma asla gelmez'' dememeyi öğretiyor insana.

Kitabı okurken bir de Türkiye'de maalesef kadınlara ne kadar değer verilmediğiyle yüzleşiyorsunuz.

Her bir mahkum kendi hikayesi anlatıyor. Roman gayet akıcı ve sürükleyici olmuş. Kitaptaki hikayeleri bir solukta okuyabilirsiniz. 

Kitabın arka yüzü ile veda etmek istiyorum.

''Büyük konuşmasın hiç kimse!
'Böyle bir olay benim başıma gelmez!' demesin. 'Asla' diye başlayan cümleler kurmasın. Hiç ummadığınız bir anda , kapkara bir çukurun dibinde bulabilirsiniz kendinizi. Tıpkı benim gibi...'' diyor beyza

Başka bir kitap önerisinde görüşmek üzere,

Sevgiyle kalın...

Yazar : CANAN TAN
Yayın Evi : Doğan Kitap
Devamın Oku »

13 Haziran 2016 Pazartesi

VAZGEÇTİM


Merhabalar,

Ramazan ayının ikinci haftasında sizlerle, okuduğum KAHRAMAN TEZEOĞLU'nun ''VAZGEÇTİM'' kitabını paylaşmak istiyorum.

Bazı kitaplar vardır ya, o gün alırsınız ve hemen bitirirsiniz. İşte bu kitapta aynen öyle. Eski Türk filmi tadında, keyifle okuyabileceğiniz bir roman.

Birde kitabı okurken kimi zaman ağlamanız, kimi zaman gülmeniz, kimi zamanda acıma duygusu hissetmeniz mümkün. Buda kitabı daha çok gerçek hayatla bağdaştırabilmenizi sağlıyor.

Yazın özelikle bahçede, sahilde, tatilde veya bir hamakta bütün gün keyifle okuyacağınız bir kitap, mutlaka tavsiye ederim.

Kitabın arka yüzü ile size veda etmek istiyorum.

İNSAN SEBEPSİZ YERE TERK EDER Mİ SEVDİĞİNİ ?

Aklı ve mantığı ele geçiren, aynı zamanda akla ve mantığa sığmayan bir duygunun içindeyim. Geriye bakarak gitmeye çalışıyorum. Kırık bir umut taşıyorum. Aklım sende kala kala senden gidiyorum. İnsan yarısında terk ettiği filmi merak eder mi? Ediyorum...

Yazar: KAHRAMAN TEZEOĞLU
Yayın Evi: DESTEK
Devamın Oku »

6 Haziran 2016 Pazartesi

BİR DAHA YÜZÜMÜ GÖRMEYECEKSİN



Merhabalar,

Uzun zamandır sizlere kitap önerisinde bulunmamıştım. Birkaç aydır eskisi kadar kitap okuyamıyorum. Zaten okuduğum her kitabı blogda paylaşmak istemiyorum. Çok beğendiğim, etkisinde kaldığım, ve hayatımdan bir parça bulduğum kitapları tavsiye etmek daha çok hoşuma gidiyor.

Bu kitapta ilk ilgimi çeken, yazarın bir çok kafede cam kenarında yazdığı bölümler oldu. Çünkü bende kafeleri keşfetmeye gittiğimde hep bu koltukta kimler oturdu, kimler ne hayaller kurdu, belki biri bu masada şiir yazdı, ilk kez sevdiğinin elini tuttu diye düşünürüm. Hatta bazen küçük küçük notlar tutarım. Belki benim notlarımda ilerde bir kitap olur :) 

Kitap ilk başta sıkıcı geliyor. Ama içinizden bir yanınız devam et diyor. Tabii birde okurken şu yazıyı şurada yazarım, İnstagram'da şu fotoğrafın altına eklerim diyorsun. Bu yüzden kitabı okurken cümlelerin altını çizmek için bir kalem bulundurun.

Yazarın cümleleri akıcı ve oldukça vurucu. Konuda bütünlüğü kitap boyunca sürdürmesi de tebrik edilesi gerçekten.

BİR DAHA YÜZÜMÜ GÖRMEYECEKSİN; her yazısına bir şarkının eşlik ettiği, ayrılık üzerine yazıların olduğu keyifli, aşk dolu, melankolik bir kitap.

Keyifli okumalar...


Kitabın arka yazısıyla veda etmek istiyorum...

Ben her şeyi yazdım. Seni, beni, akıttıklarımızı, kandırdıklarımızı, utandırdıklarımızı...

Ben her şeyi yazdım. Yolumdan yürüyerek değil  koşarak peşime düşen sevdanı da...
Gözlerini kapatarak sevişen bir adam tanıdım. Onunla gözleriyle sevişen bir kadın tanıdım. Ve aynı rüyayı aynı uykuda paylaşan iki kişi tanıdım...

SEN VE BEN

Sen ve ben aynı yastıkta ölebilirdik öyle demiştik. Hatırladım...
Ne zaman ki aşk kapıya dayandı, hesap sormaya başladı. Konuşulacak hali kalmadığını anladı. Aldı başını düştü yollara. Şehirleri dolaştı. Belki kalbine bir şahit aradı belkide bir suç ortağı. Ama dahada yalnızlaştı.

Kah trende, kah vapurda, kah bir kafede. Hep bir şarkı vardı dilinde, nihavend. Kulaklarında çınlıyordu sesler. Sözler duyuyordu seslerden. Durmuyor, cümleler kuruyordu.

'' Susturun şu çalgıları, ona bir YALAN söyleyeceğim...'' Diyordu. Anıları bir türlü unutamıyordu...

Terk etmişti ama vazgeçememişti. Ölesiye özlemişti. İçinden bir çığlık attı. Çığlık dağıldı, paramparça oldu. Onlarca cümleden geriye tek bir söz kaldı, Oda son sözü oldu.

 ''BİR DAHA YÜZÜMÜ GÖRMEYECEKSİN''

      YAZAR       : SEDA ÖZAY
                 YAYIN EVİ: POSTIGA                

Devamın Oku »

4 Nisan 2016 Pazartesi

ROMANTİK CAFE CUP'N CAKERY


Merhabalar,

Arkadaşım Burcu ile her hafta geleneksel Cuma günü buluşmamızı yapıp, kafe keşfimizi gerçekleştirdik ve bu sefer Cihangir'e gittik. Cihangir'de genelde küçük kahve dükkanlarının bulunduğu kafeler çok fazladır. Ama biz yeni açılan ve Cihangir'e romantik bir hava katan CUP'N CAKERY keşfettik.

CUP'N CAKERY pastel tonlarının hakim olduğu, kır çiçekleriyle, mumlarla dekore edilmiş romantik bir havası olan bir mekan. Genelde cupacakeler mevcut. Ama bunun dışında sokak simiti, kurabiye, kavanozda browni, kavanozda cupacake çeşitleriyle de değişik alternatifler sunuyor. Hatta kavanozda cupacake ve browni çevredeki bir kaç kafeye de hazırlayıp veriyorlar. Burada oreolu cupacake tatma fırsatı buldum. Kreması gayet güzeldi ve hamuru da hafifti. Kahve olarak çok fazla çeşit olmasa da kahve ihtiyacınızı o anlık giderebileceğiniz bir mekan. Diğer sıcak ve soğuk içecekler de mevcut.

Bizimle ilgilenen bayan çok tatlıydı. Çok güler yüzlü, bu işi severek yaptığı yüzünden belli oluyordu. Yazımın ilk başında da dediğim gibi Cihangir'de alternatif yeni bir mekan arıyorsanız CUP'N CAKERY'İ ziyaret etmelisiniz.

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim,

Başka bir mekan keşfinde görüşmek üzere,

Sevgiyle kalın...





ADRES: Cihangir Mahallesi Bakraç Sokak No:17/A
Cihangir/Beyoğlu
Devamın Oku »

30 Mart 2016 Çarşamba

KUZGUNCUĞUN İNCİSİ NAİL KİTABEVİ


Merhabalar,

Geçtiğimiz hafta sonu Kuzguncuk Mahallesi'ni keşfe çıktım. İstanbul'da mahalle kavramının yok olmadığı birkaç semtten biri Kuzguncuk. Eski İstanbul taşlı sokaklarda dolanırken sıra sıra tarihi evler, mahalle kasapları, manavları görmek insanı mutlu ediyor. Son zamanlarda Kuzguncuk'ta bir çok kafe, atölye ve kitap evi açıldı.Ben de Kuzguncuk Mahallesi'ne kadar gitmişken fotoğraflardan çok beğendiğim NAİL KİTABEVİ'ni keşfedip tadını çıkarmak istedim.

Burası kafe ve kitap evi konseptini birleştiren bir mekan. Kitap okumak için harika bir yer. Pek çok türde kitap bulabilirsiniz. Hatta beğendiğiniz kitabı çay, kahve eşliğinde rahat rahat inceleyip satın alabilirsiniz. Burada ders çalışan birçok öğrencide gördüm. Burası aynı zamanda öğrenciler içinde bir alternatif.

Benim en çok hoşuma giden cam kenarındaki sedirde oturup kitap okurken sıcak çayımı yudumlamak oldu. Arada camdan bakıp Kuzguncuk Mahallesi'ne göz gezdirmek de ayrı bir keyifti.

İsterseniz dışarıdaki masalarda arkadaşlarınızla çay, kahve içip sohbet edebilirsiniz. Burada tatlı, kurabiye gibi yiyecekler yok. Sadece çay, kahve hizmeti sunuyorlar. Bir kitap evi için de yeterli olduğunu düşünüyorum.

Çalışanları güler yüzlü, yardım severdi. Fiyatları da Kuzguncuk Mahallesi olmasına rağmen uygundu.

Önemli bir not; Nail Kitabevi'nde  wifi yok. Bence de bu kadar kitabın olduğu yerde cep telefonunuzu bir kaç saatte olsa kullanmamanızı tavsiye ederim.

Yazımı okuduğunuz için teşekkür ederim,

Başka bir mekan keşfinde görüşmek üzere,

Sevgiyle kalın...





ADRES: İcadiye Caddesi No:32
Kuzguncuk/Üsküdar
Devamın Oku »

27 Mart 2016 Pazar

SÜPER KAHRAMANLARIN DÜNYASI ''POW THE HERO IN YOU''



Merhabalar,

''Batman ve Süperman'nin Adaletin Şafağı'' filminin vizyona girmesiyle ve bir erkek çocuğu annesi olarak süper kahramanlar hayatımızın her alanında olunca Cuma günü POW THE HERO IN YOU'ya oğlumla beraber gittik.

POW, çizgi roman ve süper kahraman figürlerinin olduğu, aynı zamanda konsept bir kafe. Çocuğunuzla beraber keyifli vakit geçirebileceğiniz bir yer. Tabi aynı zamanda süper kahramanlara meraklı ve koleksiyoncu büyüklerin de kendini kaybedeceği bir mekan.

Mağazadan içeri girer girmez oğlum kendinden geçti. ''Anne bak Batman, Süperman, Spiderman'' diye heyecanla süper kahramanların isimlerini saydı. Onun gözündeki mutluluğa şahit olmak çok güzeldi. Blog için kafe keşfedecektim ve bunu oğlumun en sevdiği çizgi roman kahramanlarıyla dolu bir mekanda yapacaktım. İnsanı daha ne mutlu edebilir ki diye düşündüm.

Bütün mağazayı dolaşıp tüm kahramanları, figürleri inceledik. Dergilerden kitaplara, bardaklardan tabaklara, şapkalardan daha da bir çok ürüne kadar liste uzuyor.

Mağaza keşfimiz bitince oğluma kafe kısmında çocuklar için yapılmış süper kahramanlı cupacakelerden ve benim içinde bir kahve aldık. Cam kenarında Süperman figürü ile süper kahraman kitaplarının olduğu masaya oturduk. Buradan sokaktan gidip geleni izleyebiliyorduk. Oğlumla beraber bir oyun oynamaya karar verdik. İkimizde sırayla birbirimize hayal dünyamızda kurduğumuz hayalleri anlattık.

Kahvenin tadından özellikle bahsetmek istiyorum. Kahve konusunda çok iddaalılar. Müşterilerine özel kavrulmuş taze kahve sunuyorlar. Son zamanlarda blog sayesinde bir çok yerde kahve içtim. Ama POW'un kahvesi favorilerim arasında Kahve tutkunuysanız gittiğinizde mutlaka kahvelerinden içmelisiniz.

Süper kahraman temalı cupacake ve pastalarının yanı sıra tartlar ve cookilerde var. Ayrıca özel günleriniz için siparişle süper kahramanlı pastalar yapabiliyorlar. Aynı zamanda günü kurtaran günlük ufak pastalarda mevcut.

Sizde benim gibi erkek annesiyseniz, oğlunuz, eşiniz, sevgiliniz veya siz süper kahramanlara düşkünseniz mağazada dolaşıp, tüm figürleri inceleyip kafe kısmında bir kahve keyfi yapıp yanında tatlı yiyebilirsiniz.

Başka bir mekan keşfinde görüşmek üzere,

Sevgiyle kalın...







ADRES: Caddebostan Mahallesi Haldun Taner Sokak  No:12/A
KADIKÖY/İSTANBUL

TEL : 0216 386 00 16
Devamın Oku »

3 Mart 2016 Perşembe

EMİNÖNÜ'NÜN SANAT KAHVESİ MİM KAHVE



Merhabalar,

Bu hafta Eminönü'nün arka sokaklarındaki eski hanlarından birinde bulunan MİM KAHVE'yi keşfe gittim. Bu keşif benim için oldukça değişik bir deneyim oldu. MİM KAHVE diğer gittiğim kafeler gibi cadde üstünde veya mahallede değildi. Eminönü'nün o hengama kalabalığının içinde bir kafeydi burası. Ama içeri girdiğimde ikinci şaşkınlığımı yaşadım. O kalabalık ve gürültüden eser yoktu. Resmen huzurun ve sakinliğin içine düştüğümü hissettim.

5 katlı bir sanat kahvesi burası, Instagram'da çoğu kez fotoğrafları ile karşılaşmışsınızdır. Gerçekten fotoğraf çekmek için harika bir mekan. İçeride kitaplardan daktiloya, duvardaki harika çizimlerden tablolara kadar bir çok obje var. Terasına çıkınca da bir yanınızda Galata Kulesi, diğer yanınızda Eminönü manzarası sizi büyülüyor. Bir kez daha İstanbul'a hayran kalıyor insan.

Mönüsüne gelince hem yemek çeşitleri hemde içecekler mevcut. Ama ben bu tarz kafelere gidince çay veya kahve yanında ufak tatlılar yemeği seviyorum. Bu bana kahve, kitap, kurabiye üçlüsünün tadını veriyor.

Sadece tatlıları açısından kafeyi eksik buldum. Bence bu kafeye havuçlu tarçınlı kek ve ufak atıştırmalık kurabiyeler çok yakışır. Fiyatlarına gelince böyle güzel objelerle dekore edilmiş  ve harika İstanbul manzarası olan bir kafe için fiyatları çok uygun.

Unutmadan Cuma günleri Cuma namazı saatinde kafe kapalı.

Başka bir kafe keşfinde görüşürüz...

Sevgiyle kalın...








ADRES: Demirtaş Mah. Deveoğlu Sok. NO:10 Eminönü

TEL: 0212 511 88 56
Devamın Oku »

29 Şubat 2016 Pazartesi

SİHİRLİ SPATULA' NIN MASALSI DÜNYASI


Herkese Merhaba,

Yeni ayın ilk kafe keşfiyle karşınızdayım :)

Bu hafta, popüler semtlerden çıkıp Acıbadem'deki Sihirli Spatula adlı mekanı ziyarete gittim. Bu kafeye keşfe giderken oğlumu da yanıma götürdüm. Çünkü fotoğraflardan da anlayacağınız gibi çocukların çok dikkatini çekecek ve hayal dünyalarını geliştirecek bir yer. Aynı zamanda tatlıları da bir hayli dikkat çekici.

Acıbadem'de dikkat çeken mekanlardan biri olan Sihirli Spatula, özellikle dekoru ve tatlılarıyla insanları adeta içeri çağırıyor. Burada bir çok pasta, cheesecake, macaron, çikolata çeşitlerinin yanı sıra kahvaltı, pastane hamur işleri ve yemek bulabilirsiniz. Çevrede çalışan bir çok kişi öğle yemeğinde burayı tercih ediyor. İsterseniz hayal ettiğiniz her türlü pastayı ve cupacakeleri özel günleriniz için hazırlıyorlar. Ben oğlumla beraber çilekli chessecake tatma fırsatı buldum. Bir çok kafeden farklı olarak burada cheesecake' in üstüne çilekli sosun yanında, bölünmemiş bütün halde çilekler koymuşlardı. Buda yerken büyük bir zevk veriyordu.

Mekan iç ve dış olarak ikiye ayrılıyor. Daha çok pembe ve yeşil tonlarda dekore edilmiş. İçeride ki dekorasyonda bol bol porselen, renkli tabaklar, fincanlar ve tablolar kullanılmış. Dışarısı pembe üstüne beyaz ferforje masa sandalyelerle masalsı bir hava yaratılmış.

Herkese mutlu, sağlıklı geçireceği bir ay diliyorum.

Başka bir kafe keşfinde görüşmek dileğiyle








ADRES: Acıbadem Caddesi. No:200
TEL: 0216 428 38 28
Devamın Oku »

22 Şubat 2016 Pazartesi

YELDEĞİRMENİ MAHALLESİNİN YENİ YÜZÜ RUCİO



Şubat ayının son haftasından herkese Merhaba,

İşlerimin yoğunluğundan iki haftadır kafe keşfetmeyi bırakın, fotoğraf bile çekememiştim. Geçtiğimiz pazar günü, havanın güneşli olmasını fırsat bilip sevdiğim semtlerden biri olan Kadıköy'e kendimi adeta attım diyebilirim. Her zaman Moda'da kafe keşfi yapardım ama bu sefer Kadıköy'de son zamanlarda gelişmekte olan Yeldeğirmeni Mahallesi'nin sokaklarını gezip keşfe çıktım. İşte bu yolculukta gördüğüm RUCIO'yu tanıtacağım size.

Yeldeğirmeni'ndeki Rucio, Kasım ayından beri faaliyet gösteriyor. Kısa süre önce açılmış olmasına rağmen bu mahalledeki favori mekanlar arasında yerini çoktan almış bile.

İç tasarımın kırmızı ağırlıkta olması ve var ola çiniler, hemen dikkatleri üzerine çeken bir mekan olmasını sağlıyor.

Yemeğe davetli olduğumuz için çay ve Türk kahvesi  içtik ama kafede ev yapımı ürünlerden oluşan kahvaltı, kurabiye çeşitleri, havuçlu kek ve tiramisu en öne çıkanlar arasında.

Rucio gerçekten çok huzurlu. Bazı mekanlar vardır, burası benim köşem dediğiniz. İşte Rucio'da böle köşeler mevcut. Bu köşelerde isterseniz kafedeki Kafa dergilerini veya evden getirdiğiniz kitabınızı keyifle okuyabilirsiniz. Ve kitap ayracınız da Rucio'dan size hatıra :)

Çayımızı kahvemizi yudumlarken yan masadaki ailenin oldukça tatlı ve 2 yaşında olan oğullarının fotoğrafını da çekmeye başladık. Anne baba olunca her yerde çocuklar dikkatimizi çeker oldu. Ufaklıkta pek şirin olunca kendini çok sevdirdi. Sonrasında aileyle sohbet etmeye başladık ve bir anda o kadar çok ortak noktamız çıktı ki, çayımı alıp yan masaya geçtim. İşte böyle ufak, sıcak kafeleri bu yüzden de çok seviyorum. Yeni insanlarla tanışıp rahatça sohbet edebiliyorsunuz.

Bir de deyinmeden geçmek istemiyorum. Kafenin sahibi Yeldeğirmeni Mahallesi'nde doğmuş ve büyümüş. Sahibinin 30'lu yaşlarda böyle güzel, huzur veren ve rağbet gören bir yeri işletiyor olması ve ayrıca bir kadın olması beni hem çok gurulandırdı hem de mutlu etti.

Başka bir kafe keşfinde görüşmek üzere,

Mutlu, huzurlu günler...









ADRES: Duatepe Sk. No:10/A Yeldeğirmeni/KADIKÖY

TEL: 0216 550 20 15
Devamın Oku »

5 Şubat 2016 Cuma

KAYSERİ HATIRASI KUZİNE CAFE




Kapadokya’dan merhaba…

Bugün iş için Kayseri’ye geldim. Buralara kadar gelmişken Instagram'da daha önce gördüğüm KUZİNE CAFE'yi keşfetmeden gitmek istemedim.
Böyle huzurlu, yeni, gençlere hitap eden cafeleri İstanbul dışında yerlerde görmek beni çok mutlu ediyor. Çünkü franchising cafelerde zaman geçireceklerine, böyle ruhu olan, samimi cafelerde zaman geçirmek, oradaki insanlarla sohbet etmek çok daha keyifli diye düşünüyorum.

Gelelim Kuzine Cafe'ye. Adından da anlayacağınız gibi içeride kuzine bir soba var. 15 yıldan fazladır soba görmeyen biri olarak bu, benim için bu mekandaki en önemli ayrıntıydı ve gördüğümde ne kadar özlediğimi anladım. Cafenin sahipleri tarafından oldukça güler yüzle karşılandım ve hemen sobanın kenarındaki masaya yönlendirildim. Sobanın sıcaklığında sohbet ederken hemen Türk kahvem geldi. Cafenin işletmecilerinin kızı Merve ile sohbet ederken kahvemin nasıl bittiğini anlamadım bile. Kahvem bitince Merve bana fal bakmak istedi. Falıma bakarken annesi de sobada bize kestane pişirmeye başladı. Sobanın sıcaklığı, kestanelerin çıtırtısı ve kokusu, Merve’nin baktığı kahve falı ve muhabbeti beni çok mutlu etti. Tam bir Anadolu misafirperverliği yaşattılar bana.

Cafede gençler, özellikle de üniversite öğrencileri doğum günü kutlamaları yapıyorlar. İsteğe bağlı olarak sabah kahvaltısı da hazırlayabiliyorlar. Ama en güzeli sobanın üzerindeki mavi çaydanlıkta kaynayan çayı yudumlamak ve bununla beraber kestane yemekti.

Cafede bir kaç fotoğraf çektim. Burası mavi, sarı ve pembe renklerden oluşuyor. Biraz daha dekore edilmesi gerekli olsa da bu haliyle de oldukça güzel. 

Kayseri’de öğrenciyseniz, bu şehirde yaşıyorsanız veya benim gibi bir şekilde buraya yolunuz düşmüşse mutlaka bu cafeye uğramalısınız.
Bu arada Kayseri iş gezimi Kapadokya ile birleştirdim. Avanos’taki mağara otelinde loş ışığın ve sessizliğin eşliğinde bloğuma yazımı yazıyorum. Yarın buraları da bol bol fotoğraflayıp sizlerle Instagram'da paylaşacağım.

Belki başka bir şehirde, başka bir cafe keşfinde görüşmek üzere,
Sevgiyle kalın…




Devamın Oku »

3 Şubat 2016 Çarşamba

AVRUPA HAVASI BREW COFFEE WORKS




Haftanın tam ortası Çarşamba'dan MERHABA,

     Bu hafta sizlere Eminönü'nde bulunan BREW COFFEE WORKS'ten bahsetmek istiyorum. Bu cafeyi 2 yıl önce öğrenmiştim. Eminönü'ne gittiğimde pek çok kez önünden geçmişimdir. Ama oğlum Yiğit ufak olduğundan ve genellikle acil işlerimi bitirip eve dönmek zorunda kaldığımdan hep önünden geçmekle yetiniyordum. Geçen hafta Yiğit'in okulda olmasını fırsat bilip Brew Coffee Works'ü keşfe gittim ve bu deneyimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Cafeye ilk girdiğinizde yüksek tavanı, duvardaki eski tabloları ve modern Avrupayi çizgiler taşıyan dekoru eminim dikkatinizi çekecektir. Bir de tabi ki o tatlı maviş rengi. 

Eminönü, İstanbul'un en çok turist bulunan bölgelerinden biri olduğu için cafede çok fazla turiste rastlayabilirsiniz. Çünkü dediğim gibi, bu cafede oturunca kendinizi Avrupa'da bir cafede oturuyormuş gibi hissediyorsunuz. Özellikle dışarıda oturduğunuzda yüzlerce kişinin gidip gelişini, koşuşturmacasını izleyebilirsiniz. Ben şahsen içeride oturmayı daha çok sevdim. Daha sessiz ve ferah oluşu yanı sıra klasik müzik çalıyor olması beni daha çok cezbetti.

Mönüsüne gelince, burada istediğiniz bir çok kahve çeşidini bulabilirsiniz. Tatlı çeşitleri de bir hayli fazla, sabah saatlerinde kahvaltıda edebilirsiniz. Birde çayın ve kahvenin yanında ikram ettikleri kurabiyelere bayıldım...

Başka bir cafe keşfinde görüşmek üzere,,,

Sevgiyle kalın...





ADRES: Hobyar Mah. Hamidiye Cad. No:16  Zemin kat No:4

EMİNÖNÜ/İSTANBUL

Devamın Oku »

29 Ocak 2016 Cuma

BURAM BURAM NAFTALİN KOKAN FAHRİYE CAFE





Sakin bir Cuma gününden Merhaba...

Bu gün bazı özel işlerim için Kadıköy'e yolum düştü. Bir saat kadar aram olunca hemen uzun zamandır keşfetmek istediğim Fahriye cafe'ye gittim.

Fahriye cafe, dışarıdan duruşuyla ve daha önce gördüğüm fotoğrafları itibariyle tamda hayal ettiğim gibidir. İçerideki tüm eşyalar antika. 70'ler, 80'ler ve 90'lara ait bir çok eşya, kitap ve resim bulabilirsiniz. Ama en çok 70'lere ait parçalar var.Tek tek tüm eşyalara ve kitaplara dokundum, hatta bazı kitapları kokladım. 70'lerdeki insanlar mı şanslıydı yoksa biz mi diye düşünmeden edemedim. Ve her zaman söylediğim şey; ne varsa eskilerde var cümlesini birkaç kere üst üste kullandım.

Cafenin sahibinden fincanda bir çay istedim ve cam kenarındaki kek çeşitlerine bakmaya başladım. Kakaolu, tarçınlı, cevizli, portakallı, yaban mersinli kek ve ıslak çikolatalı kek vardı. Yaban mersinini çok sevdiğimden ve ilk defa yaban mersinli kek gördüğümden tercihimi bundan yana kullandım. Hemen kapının sağında, cam kenarındaki masa dikkatimi çekti. Çünkü o masa beni çok eskilere götürdü. Kurtuluş'ta tahta 3 katlı evi olan anneannemin ve dedemin sofusundaki masanın aynısıydı. O masada hep beraber toplanıp yemekler yer, annem ve teyzemler ile sohbet ederken bende ağabeylerimle oynar, birbirimizi masanın etrafında kovalardık.

Bu hayallere dalmış camdan bakarken, bir yandan da sıcak çayımı yudumlayıp kekimi yemeye devam ettim. Kekin tadı bile eskiden teyzemin kısır ve kek günü yaptığının kekin aynısıydı. Ne sevinirdik o kek ve kısır günlerinde. Çünkü kek daha ziyade özel günlerde yapılırdı, her zaman yenmezdi. Şimdi ise her dakika istediğimizde yapabiliyor yada satın alabiliyoruz. Belkide özel olduğu için eskiden bir kek bizi mutlu edebiliyordu.

Cafenin sahibiyle kısa bir sohbet ettim. Kendi biriktirdikleri ve antikacıdan topladıkları eşyalarla bu cafeyi açmışlar. Kendisine buranın ev ortamı hissi yarattığını söyledim. O da pek çok kişinin böle söylediğinden bahsetti. Biraz eskilerden ve eşyalardan sohbet ettik. Çok güler yüzlü, sıcak biriydi cafenin sahibi.

Saatim kısıtlı olduğundan gitmek zorundaydım. Aslında hiç ayrılmak istemedim. Hani bazı yerler vardır, üç gün orada kalsanız hiç canınız sıkılmaz, hiç dönmek istemezsiniz. İşte Fahriye cafe tamda bende böyle bir  his yarattı.

Cafeden ayrılırken 80'ler 90'ları yaşayabildiğim için şükrettim. Ve içimden o yıllarda o anneannemin ve dedemin tahta evinde mutlu hatıralar yaşatan teyzelerime, dayıma, anneme,babama, ağabeylerime, anneanneme ve dedeme sonsuz teşekkür ettim. Eski yıllara ait içimdeki sıcak duygularla ve yüzümdeki mutlu gülümsemeyle yoluma koyuldum.

Gerçekten o yılları özleyen, tekrar hatırlamak isteyenlerin veya o yılları hiç görmemiş gençlerin o yıllara ait eşyaları görüp tanıyıp, öğrenmesi için Fahriye cafeye gitmesini tavsiye ederim. Hem de şiddetle... 

Başka bir cafe keşfinde görüşmek dileğiyle,

Mutlu kalın...












ADRES : Moda Caddesi Leylek Sokak No:3A MODA/KADIKÖY
Devamın Oku »